Arşiv / EB üzerine
 
 
 
 
 
 

Herkesin 'Tren'i özeldir
Erkan Aktuğ

İSTANBUL - Eskişehirliler için tren özeldir. Eskiden de öyleydi, şimdi de öyle. Bu yüzden çocukluğunun bir bölümü Eskişehir'de geçmiş olan 'yazı delisi' Enis Batur'un bir tren kitabıyla, 'Sahici Trenler için Oyuncak Kitap'la çıkagelmesine hiç şaşırmadık.
"Bahis trenlerden, vagonlardan, kuşetlinin özel kokusundan açılacaksa, biri çıkıp garlardan, sonuncu peronu aydınlatan çelimsiz ışıklı lambalardan, sabahın ilk saatlerinde bekleme salonuna eski bir bavulla gelen yolcudan dem vuracaksa pek sözü başkasına bırakmak istemem ben" diyor Enis Batur ve trenin çocukluğunda içine işlediğini anlatıyor kitabın girişinde: "İstasyon Caddesi'nde doğdum, bütün çocukluğum... siyah trenleri dinlemekle, gövdemin ayarını onların nabzına göre düzenlemekle geçti... İstasyonlar kapkara, parlak, dev birer böcek gibi çöreklendi içimde; trenlere güçlü birer sökücü, söküp alıcı olarak bakmaya o yaşlarda başladım."
Bu oyuncak kitapla çocukluğuna 'kuşetlide', keyifli, eğlenceli ve kederli (metro çağında tren kederdir aynı zamanda) bir yolculuk yapıyor Enis Batur. Zaten kitap da Yapı Kredi Yayınları'nın 'Doğan Kardeş' dizisinden çıkmış. Enis Batur, trenle ilgili sevdiği ne varsa fotoğraf, şiir, öykü, resim, bir romandan alıntı.. almış kitabına.
"Herkesin hayatında özel, ayrıksı bir yer tutar trenler" diyor Batur,
"Başkalarının satırlarını okurken kendi satırlarını kurarlar, kuracaklardır." Gerçekten de kitabı okurken Batur'un hazırladığını değil kendi kitabınızı okur gibi oluyorsunuz. Batur'un anlattıkları, alıntıladıkları, bir yerden, bir şekilde sizinkiyle kesişiyor.
Keyifli, aynı zamanda da kederli dedik kitap için. 'Geldiği garda durmayı başaramayarak binayı delip baş aşağı caddeye inen lokomotifin' fotoğrafına bakarken (can kaybı olup olmadığını bilmiyoruz) yüzünüze gülümseme yayılıyor, Auschwitz'e giden rayların görüntüsüne bakarken de kederleniyor, Nazileri bir kez daha lanetliyorsunuz.
Kitap, Enis Batur'un hazırladığı, Yapı Kredi Kültür Merkezi'nde geçen sezon açılan tren sergisinden de anımsadığımız, bir demiryolu alfabesiyle açılıyor. A'dan Z'ye. Burada şairliğini konuşturmuş Enis Batur. Mesela A'da Altına Hücum maddesinde şöyle şık bir aforizma var: "Günümüz yolcuları, tren sesine eski bir ağıtın nasıl yerleştiğini bilmezlikten gelir." Alfabenin C harfinden Cumhuriyet Trenleri'nden devam edelim:
"Cumhuriyet, bir yandan da, yabana atılmayacak bir ulaştırma tasasıdır. Yolcu trenleri giderek katarlardan kopar. Bekleme salonlarında köylülerle efendiler karşılaşır. Çocuklar koşarak gazete kovalar. Yeni alfabe
iner istasyon levhalarına..."
'Sahici Trenler için Oyuncak Kitap'ın geriye kalanı ise "Kişisel tren ve istasyon tarihimi kat ederken benden önce döşenmiş dört bir yana uzanmış raylardan geçtim sık sık" diyen Enis Batur'un seçtiği şiir ve yazılardan oluşuyor: Eskişehir ve tren sevdalısı Haydar Ergülen'den Jacques Prevert'e şiirler, Tolstoy'dan İtalo Calvino'ya, Oğuz Atay'a 'çuf çuf' yazıları.
Özetle bu Enis Batur kitabı okurunu Haydarpaşa'ya çağırıyor: "Büyük istasyonların girişinde iyiden iyiye çetrefil bir görünüm kazanır örümcek ağı. Bu örgüyü seyretmeye doyum olmaz."

Sahici Trenler için Oyuncak Kitap/ Hazırlayan: Enis Batur/Yapı Kredi Yayınları/277 sayfa

28.12.2003 / radikal / kültür sanat