|
Vals
Şostakoviç’in bir müzik kutusuna kazılmış iki dakika
ondört saniye süren valsi, Tülin kutuyu bana armağan
ettiği günden beri, dinlemek isteyeceğim son ezgi olma
niteliğini taşıyor bende. Bazı ölümler başucunda beklenir.
Yataktaki yorgun, teslim olmaya hem kendini hem yakınındakileri
hazırlamış bünye, kum saatının son kez çevrildiği, tanelerinin
belki her zamankinden hızlı belki ağır akmaya koyulduğu
o son karışta, bana kalırsa birşey dinlemeli. Her yolcu,
ölüme geçiş anında birşeyler duyuyor olsa gerektir:
Bir hastane odasının sessizliği, yatağının yanında duranların
fısıltılı konuşmaları, bir inanmışın yakarıları değil
de, yaşarken seçtiği, ayırdığı, o an için beklettiğini
en güvendiği kişiye daha önce aktardığı bir ezginin
içine bırakılmalı, çekip gitmekteki canı.
Benim için önceleri Tannhauser’in bir bölümüydü, ölümüme
eşlik edecek en uygun parça; kendimi gene Wagner’e özgü
bir izleğin, bir hayalet geminin tek sakini olarak Dünya’nın
sonuna götüren sularda gözümün önüne getirirdim. Onbeş
yıl kadar önceydi, Richard Strauss’un son liedi geldi
yerini aldı onun — durumun birebir karşılığı o kısacık,
sonsuz genişlikteki parçadan geçerek gitmek fikri içimde
anlaşılması, anlamdırılması güç bir huzur duygusu yaratırdı.
Şostakoviçli müzik kutusu masanın üzerinde duruyor.
Saydam bir başlık geçirilmiş üstüne, dış etkilerden
korunmak istemiş. Uzun uzun inceledim mekanizmasını;
kurgu düzenine, bir tel parçasının aralarında dolaştığı,
herbiri belli notanın karşılığı pirinç tırtıllara yakından
baktım, onlarda kumsaatının tanelerini çağrıştıran bir
yan gördüm.
O valsi seçmemde, benimsememde taşıyıcı, rüzgârlarda
rastlanan sürükleyici özelliğin payı büyük. İnce, kırılgan
bir melodi; çaresiz, dirençsiz bir gam. Yaşı ilerledikçe,
insan, yaşama pençesini geçirme arzusunda bir tür kendini
aşağılama koşulu, yaralayıcı bir davranış okur oluyor.
Daha da yaşlanınca, yaşlanırsam, ola ki Satie’nin tepeden
tırnağa şaka tınılarının egemen olduğu ezgilerinden
birine, sözgelimi “Doğuştan Kelim Ben” şarkısına geçecek
kayıtsız olgunluğa erişebilir miyim?
Hassas oluyor müzik kutuları. Bir el onlara yanlışlıkla
değecek olsa, tel hemen harekete geçiyor, yolunda ilerliyor.
O an bir dürtü.
|