Arşiv / Mayın Tarlası
 
 
 
 
 
 

PROFESYONEL ve AMATÖR

III

Tuhafın tuhafı, günümüzün yazın ve yayın ortamlarının canlılığı tartışılmaz, doğruluğu tartışılır koşullarının profesyonel-amatör ayrımını yer yer ortadan kaldırmaya yolaçmış olmasıdır.
Kimi amatör yazarların, profesyonellere taş çıkartacak salvolar attığına sık rastlanıyor son yıllarda. Belli ki profesyonel olmaya can atıyorlar aslında, bunun için yapılması gerekenden fazlasını yapmaya hazır oldukları gözlemleniyor, kitle iletişim araçlarında neredeyse her gün boy gösteriyor, turnelere çıkıyor, yazdıklarının olabildiğince geniş okur kitlesine ulaşabilmesi için her tılsımlı formülü deniyorlar.
Öteki yakada, bizde değilse bile Batıda, profesyonel yazarların bazılarının, kendilerine dayatılmak istenen kurallara diklendikleri göze çarpıyor. Milan Kundera neredeyse saklanıyor işte. Pascal Quignard kitabı çıkmışsa bir görünüyor, sonra pir kayboluyor, yaşadığı köye çekiliyor. Örnekleri arttırmak güç değil.
Bana öyle geliyor ki, profesyonel ya da amatör, yazarların sorunları çakışıyor bugünkü ortamda. Yazarın saygınlığı, bir ölçülülük gerektirir. Tecim dünyası onlardan ne sağabilirse kâr sayabilir, ama, kısa değilse bile orta erimde bir posa kalabilir ortayerde. Bir yazısında, Ömer Türkeş, çoksatan yazarların “gönlü cennette yaşama” arzusundan da geri kalmamalarına haklı olarak dikleniyordu: Hiçbir yazar ‘herşey’e sahip olmamıştır, Balzac bile.
Öte yandan, haklı olmasa bile doğru’dur o istek — gereğinin yapılmasını bekler. Yazmanın saygın bir iş olmasını ona saygınlıkla davrananlar sağlayacaktır. Her düzeyde böyledir bu.
‘Her düzey’ diyorsam, farklı yazı/n düzeyleri, çünkü düzlemleri olduğunu düşünmemden geliyor sözümün özü. Yazmayı okumayı seçkin, seçkinlere özgü edimler, işlemler, işler olarak gördüğümü sananlarla sık karşılaştım. Kendi içinde doğru değil ki bu yaklaşım, benim doğrum olabilsin: Farklı düzeyler öteden beri burada, yeryüzü kültürünün içindedir, onları ben peydahlamadım.
Karşı çıktığım başka birşey oldu, baştan beri: Herkesi aynı düzeyde, düzlemde yazmaya çağırmak baştan uca sakat, despotik, zararlı bir anlayıştır. Nasıl profesyonel yazarın varoluş ve duruş biçimi gereği kimi avantajları sözkonusuysa, amatör yazarın da kimi başka avantajları olması doğal karşılanmalı: Daha ince, derinlemesine, kuytu işlere kalkışmasından neden tedirginlik duyulduğunu soruşturmalıyız.
Geniş kitlelere ulaşabilen günümüzün profesyonel yazarlarının, öteki kutuptakilere borçlanmaları sorunun kaynağında yatan asıl sorun olmasın?